Kiracının Tahliyesi: Ev Sahibinin Yasal Yolları ve 2026 Kira Artışı

Kiracının tahliyesi, konut ve çatılı işyeri kiralarında ancak Türk Borçlar Kanunu’nda sınırlı olarak sayılan sebeplere dayanılarak mümkündür. Kira sözleşmesinin süresinin dolması tek başına tahliye sebebi değildir; kiracı bildirimde bulunmadıkça sözleşme her yıl kendiliğinden uzar (TBK m. 347). Ev sahibi bu nedenle ya kanundaki tahliye sebeplerinden birine ya da on yıllık uzama süresinin dolmasına dayanmalıdır.

Uygulamada en sık yapılan hatalar; bir aylık dava sürelerinin kaçırılması, tahliye taahhüdünün sözleşmeyle aynı gün imzalatılması ve 1 Eylül 2023’ten beri zorunlu olan arabuluculuğa başvurulmadan dava açılmasıdır. Aşağıda tahliye sebeplerini, sürelerini, kira artışının güncel sınırını ve süreci ele alıyoruz.

Tahliye Sebepleri ve Süreleri

Tahliye sebebi Dayanak Dava veya takip süresi
Kiraya verenin, eşinin, altsoyunun, üstsoyunun veya bakmakla yükümlü olduğu kişilerin konut ya da işyeri ihtiyacı TBK m. 350/1 Belirli süreli sözleşmede sürenin bitiminden itibaren bir ay içinde
Kiralananın yeniden inşası veya imarı nedeniyle esaslı onarım TBK m. 350/2 Sürenin bitiminden itibaren bir ay içinde
Yeni malikin ihtiyacı TBK m. 351 Edinmeden itibaren bir ay içinde yazılı bildirim ve altı ay sonra dava; ya da sürenin bitiminden itibaren bir ay içinde
Yazılı tahliye taahhüdü TBK m. 352/1 Taahhüt edilen tarihten itibaren bir ay içinde dava veya icra takibi
Bir kira yılı içinde iki haklı ihtar TBK m. 352/2 Kira süresinin veya kira yılının bitiminden itibaren bir ay içinde
Kiracının veya eşinin aynı ilçede oturmaya elverişli konutu bulunması TBK m. 352/3 Sürenin bitiminden itibaren bir ay içinde
Kira bedelinin ödenmemesi (temerrüt) TBK m. 315; İİK m. 269 Otuz gün süreli ihtar veya ödeme emri sonrasında
On yıllık uzama süresinin dolması TBK m. 347/1 Her uzama yılının bitiminden en az üç ay önce bildirimle, sebep göstermeden

Uygulama notu: Tahliye taahhüdünün geçerli olması için kira sözleşmesinin kurulmasından sonra ve kiracının serbest iradesiyle verilmiş olması gerekir. Sözleşmeyle aynı tarihte alınan taahhütler, Yargıtay uygulamasında baskı altında verildiği kabul edilerek geçersiz sayılmaktadır.

İhtiyaç Nedeniyle Tahliyede Dikkat Edilecekler

İhtiyacın gerçek, samimi ve zorunlu olması gerekir; ileride doğabilecek bir ihtiyaç veya kiralananı daha yüksek bedelle kiralama amacı tahliye sebebi değildir. Mahkeme, ihtiyaç sahibinin mevcut konutu, aile durumu, işyerine uzaklık gibi olguları tanık ve keşifle inceler.

İhtiyaç veya yeni malik sebebiyle tahliye edilen konut ya da işyeri, haklı sebep olmaksızın üç yıl boyunca eski kiracıdan başkasına kiralanamaz (TBK m. 355). Bu yasağa aykırılık hâlinde kiraya veren, eski kiracıya son kira yılında ödenen bir yıllık kira bedelinden az olmamak üzere tazminat öder.

2026 Kira Artış Oranı ve Kira Tespit Davası

Yenilenen kira dönemlerinde artış, bir önceki kira yılının tüketici fiyat endeksindeki on iki aylık ortalamalara göre değişim oranını geçemez (TBK m. 344/1). Konutlarda uygulanan yüzde 25 sınırı 1 Temmuz 2024’te sona ermiştir. Ekim 2026’da yenilenecek sözleşmeler için yasal üst sınır yüzde 31,49‘dur; aylık 30.000 TL kira için bu, en fazla 39.447 TL yeni kira anlamına gelir.

Beş yıldan uzun süreli veya beş yıldan sonra yenilenen sözleşmelerde yeni kira bedeli, emsal kira bedelleri ve kiralananın durumu dikkate alınarak hâkim tarafından hakkaniyete uygun biçimde belirlenir (TBK m. 344/3). Kira tespit davasının yeni kira döneminden itibaren hüküm doğurması için dava, yeni dönemin başlangıcından en geç otuz gün önce açılmalı veya bu süre içinde kiracıya yazılı bildirimde bulunulmalıdır (TBK m. 345).

Zorunlu Arabuluculuk ve Görevli Mahkeme

7445 sayılı Kanun ile 6325 sayılı Kanun’a eklenen m. 18/B uyarınca, 1 Eylül 2023’ten itibaren kira ilişkisinden doğan uyuşmazlıklarda dava açmadan önce arabulucuya başvurmak dava şartıdır. Tahliye, kira tespiti ve kira alacağı davaları bu kapsamdadır. İcra ve İflas Kanunu’na göre icra dairesi aracılığıyla yürütülen tahliye takipleri ise arabuluculuk şartına tabi değildir.

Arabuluculukta anlaşma sağlanamazsa dava, taşınmazın bulunduğu yer veya davalının yerleşim yeri sulh hukuk mahkemesinde açılır. Son tutanağın dilekçeye eklenmemesi, davanın usulden reddine yol açar.

Süreç Nasıl İşler? Adım Adım

  1. Sözleşme ve belge incelemesi: Kira sözleşmesi, başlangıç tarihi, varsa tahliye taahhüdü ve ödeme kayıtları incelenir.
  2. Sebebin ve sürenin belirlenmesi: Dayanılacak tahliye sebebi ve bir aylık dava süresinin son günü tespit edilir.
  3. İhtar veya bildirim: Gerekli hâllerde noter aracılığıyla ihtarname veya yeni malik bildirimi gönderilir.
  4. Yol seçimi: Tahliye taahhüdü ve temerrütte icra takibi, diğer sebeplerde arabuluculuk ve dava yolu seçilir.
  5. Arabuluculuk: Taşınmazın bulunduğu yer adliyesindeki arabuluculuk bürosuna başvurulur.
  6. Dava: Anlaşma olmazsa sulh hukuk mahkemesinde tahliye davası açılır.
  7. İcra: Kesinleşen tahliye kararı icra dairesi aracılığıyla yerine getirilir.

Sıkça Sorulan Sorular

Kira sözleşmesi bitince kiracıyı çıkarabilir miyim? Hayır. Konut ve çatılı işyerlerinde sürenin dolması tek başına tahliye sebebi değildir. Kanundaki sebeplerden birine veya on yıllık uzama süresinin sonuna dayanmanız gerekir.

Kiracıyı ihtiyaç nedeniyle çıkardıktan sonra evi kiraya verebilir miyim? Haklı sebep olmaksızın üç yıl boyunca eski kiracıdan başkasına kiralayamazsınız. Aksi hâlde en az bir yıllık kira tutarında tazminat ödersiniz.

Ekim 2026’da kira en fazla ne kadar artırılabilir? Ekim 2026’da yenilenen konut ve çatılı işyeri sözleşmelerinde artış yüzde 31,49’u geçemez. Oran her ay TÜİK’in açıkladığı TÜFE verisiyle değişir.

Kiracı kirayı ödemiyorsa ne yapılır? Otuz gün süre veren ihtarname gönderilebilir veya İİK m. 269 uyarınca ödeme emri içeren icra takibi başlatılabilir. Süresinde ödeme yapılmazsa tahliye istenir.

Kiracı tahliye taahhüdü verdi ama çıkmıyor, ne yapmalıyım? Taahhüt edilen tarihten itibaren bir ay içinde icra takibi başlatabilir veya dava açabilirsiniz. Bu süre kaçırılırsa kira sözleşmesi bir yıl daha uzar.

İlgili yazılar:

Kanun metinleri için Mevzuat Bilgi Sistemi, aylık TÜFE verileri için TÜİK, arabuluculuk başvurusu için Adalet Bakanlığı Arabuluculuk Daire Başkanlığı kullanılabilir.

Özdemir Avukatlık & Arabuluculuk Bürosu

İşbu çalışma içerisinde yer alan değerlendirmeler hukuki tavsiye niteliği taşımamaktadır. Ayrıca zaman içinde mevzuatta olabilecek değişiklikler nedeniyle güncel durumu yansıtmayabilecektir. Bu sebeple paylaşılan değerlendirmelerden ötürü Özdemir Avukatlık Bürosu sorumluluk kabul etmez. Paylaşıma konu çalışma kapsamındaki soru ve sorunlarınız bakımından hukuki danışman görüşü alınması tavsiye olunur. Tahliye sürecinizin değerlendirilmesi için bizimle iletişime geçin.

Kıdem Tazminatı 2026: Şartları, Hesaplanması ve Dava Süreci

Kıdem tazminatı, aynı işverene bağlı olarak en az bir yıl çalışmış işçinin iş sözleşmesi kanunda sayılan hâllerden biriyle sona erdiğinde, her tam hizmet yılı için 30 günlük giydirilmiş brüt ücreti tutarında ödenen tazminattır. Dayanağı, 4857 sayılı İş Kanunu’nun geçici 6. maddesi uyarınca yürürlükte kalan 1475 sayılı İş Kanunu’nun 14. maddesidir. 1 Temmuz – 31 Aralık 2026 döneminde bir hizmet yılı için ödenebilecek tutar en fazla 73.729,84 TL‘dir.

Uygulamada en sık yapılan hata, ücreti veya fazla mesaisi ödenmeyen işçinin gerekçe göstermeden istifa etmesi ve bu nedenle kıdem tazminatı hakkını kaybetmesidir. Ayrıca 31 Temmuz 2026’dan itibaren belirsiz alacak davası kaldırıldığından işçilik alacaklarında dava stratejisi değişmiştir. Aşağıda hak kazanma şartlarını, hesaplamayı ve dava sürecini ele alıyoruz.

Kıdem Tazminatına Hak Kazanma Şartları

İki şartın birlikte gerçekleşmesi gerekir: işçinin aynı işverenin bir veya birden çok işyerinde en az bir yıl çalışmış olması ve iş sözleşmesinin aşağıdaki hâllerden biriyle sona ermesi.

Sözleşmenin sona erme şekli Kıdem tazminatı
İşverenin geçerli nedenle veya nedensiz feshi Ödenir
İşverenin ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırılık nedeniyle haklı feshi (İş K. m. 25/II) Ödenmez
İşçinin haklı nedenle feshi (İş K. m. 24): ücretin veya fazla mesainin ödenmemesi, mobbing, sağlık sebepleri Ödenir
Muvazzaf askerlik nedeniyle ayrılma Ödenir
Yaşlılık veya malullük aylığı ya da yaş dışındaki emeklilik şartlarının tamamlanması Ödenir (SGK’dan alınacak yazıyla)
Kadın işçinin evlenmeden itibaren bir yıl içinde kendi isteğiyle ayrılması Ödenir
İşçinin ölümü Mirasçılarına ödenir
Haklı nedene dayanmayan istifa Ödenmez

Uygulama notu: Haklı nedenle fesih bildirimi, fesih sebebini açıkça göstererek ve tercihen noter aracılığıyla yapılmalıdır. Ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırılığa dayanan fesihlerde hak, öğrenmeden itibaren altı iş günü ve her hâlde olaydan itibaren bir yıl içinde kullanılmalıdır (İş K. m. 26). SGK çıkış kodu fesih nedenini tek başına belirlemez; ancak aleyhe delil olarak kullanılabilir.

Kıdem Tazminatı Nasıl Hesaplanır?

Hesaplamada işçinin son giydirilmiş brüt ücreti esas alınır. Giydirilmiş ücret; çıplak brüt ücrete düzenli ve sürekli ödenen yemek, yol, ikramiye ve benzeri para veya parayla ölçülebilen menfaatlerin eklenmesiyle bulunur. Süreklilik taşımayan fazla çalışma ücretleri hesaba katılmaz.

Her tam hizmet yılı için 30 günlük ücret ödenir; bir yıldan artan süreler oranlı olarak hesaplanır. Giydirilmiş brüt ücret tavanı aşıyorsa tavan tutarı esas alınır. Kıdem tazminatı gelir vergisinden istisnadır; yalnızca binde 7,59 oranında damga vergisi kesilir.

Örnek (fesih Temmuz–Aralık 2026) Giydirilmiş brüt ücret Hizmet süresi Brüt kıdem Damga vergisi Net kıdem
Tavan altı ücret 60.000,00 TL 6 yıl 3 ay 375.000,00 TL 2.846,25 TL 372.153,75 TL
Tavan üstü ücret 90.000,00 TL (tavan 73.729,84 TL uygulanır) 6 yıl 3 ay 460.811,50 TL 3.497,56 TL 457.313,94 TL

Tavan, en yüksek devlet memuruna bir hizmet yılı için ödenen azami emeklilik ikramiyesine bağlıdır ve her yıl Ocak ve Temmuz’da güncellenir. 2026’nın ilk yarısında uygulanan tavan 64.948,77 TL idi.

Faiz ve Zamanaşımı

Kıdem tazminatı, 25 Ekim 2017 sonrasında sona eren sözleşmeler bakımından fesih tarihinden itibaren beş yıllıkzamanaşımına tabidir. Süresinde ödenmeyen kıdem tazminatına, fesih tarihinden itibaren bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faiz işletilir (1475 sayılı Kanun m. 14).

Dava Süreci: Zorunlu Arabuluculuk ve Kısmi Dava

7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m. 3 uyarınca kıdem tazminatı talebiyle dava açmadan önce arabulucuya başvurmak dava şartıdır. Arabulucu, görevlendirildiği tarihten itibaren üç hafta içinde süreci sonuçlandırır; bu süre zorunlu hâllerde en fazla bir hafta uzatılabilir. Anlaşma sağlanırsa anlaşma belgesi ilam niteliğindedir.

Anlaşma sağlanamazsa davalının yerleşim yeri veya işin yapıldığı yer iş mahkemesinde dava açılır ve son tutanak dilekçeye eklenir. 7589 sayılı Kanun ile HMK m. 107 yürürlükten kaldırıldığından, işçilik alacakları artık belirsiz alacak davası olarak değil, kısmi dava olarak açılır. Bilirkişi hesabından sonra HMK m. 109/4 uyarınca bir defaya mahsus talep artırımı yapılır ve artırılan kısım bakımından zamanaşımı dava tarihinde kesilmiş sayılır.

Uygulama notu: 31 Temmuz 2026’dan önce açılmış belirsiz alacak davaları eski hükümlere göre görülmeye devam eder. Yeni açılacak davalarda talep artırımı hakkı yalnızca bir kez ve tahkikat sonuna kadar kullanılabildiğinden, bilirkişi raporuna itirazlar sonuçlanmadan artırım yapılmamalıdır.

Süreç Nasıl İşler? Adım Adım

  1. Fesih bildirimi: İşçi haklı nedenle feshedecekse sebebi açıkça gösteren bir ihtarname gönderir.
  2. Delil toplama: Bordrolar, SGK hizmet dökümü, banka hesap hareketleri, yazışmalar ve tanık bilgileri bir araya getirilir.
  3. Arabuluculuk başvurusu: İşverenin yerleşim yeri veya işin yapıldığı yer adliyesindeki arabuluculuk bürosuna başvurulur.
  4. Görüşmeler: Taraflar kıdem, ihbar, fazla mesai ve izin alacaklarını birlikte müzakere eder.
  5. Dava: Anlaşma olmazsa iş mahkemesinde kısmi dava açılır.
  6. Bilirkişi ve talep artırımı: Bilirkişi alacakları hesaplar; rapor kesinleşince talep artırılır.
  7. Karar ve icra: Hüküm sonrası alacak, faiziyle birlikte icra yoluyla tahsil edilebilir.

Sıkça Sorulan Sorular

İstifa eden işçi kıdem tazminatı alabilir mi? Haklı nedenle fesih, emeklilik şartlarının tamamlanması, askerlik veya kadın işçinin evlilik sebebiyle ayrılması hâllerinde evet. Bunlar dışında kendi isteğiyle ayrılan işçi kıdem tazminatı alamaz.

Bir yıldan az çalıştım, kıdem alabilir miyim? Hayır. Kıdem tazminatı için aynı işverene bağlı en az bir yıllık çalışma şarttır; aynı işverenin farklı işyerlerindeki süreler birleştirilir.

Kıdem tazminatı ile ihbar tazminatı arasındaki fark nedir? İhbar tazminatı, İş K. m. 17’deki iki ila sekiz haftalık bildirim sürelerine uyulmadan sözleşmeyi fesheden tarafın ödediği tazminattır. İşçinin haklı nedenle feshinde işçiye ihbar tazminatı ödenmez.

İşveren kıdem tazminatını taksitle ödeyebilir mi? Kanun taksitli ödeme öngörmez; taraflar anlaşarak taksitlendirebilir. Süresinde ödenmeyen kısım için mevduata uygulanan en yüksek faiz işler.

Açtığım belirsiz alacak davası etkilenir mi? Hayır. 31 Temmuz 2026’dan önce açılmış davalar mülga HMK m. 107’ye göre görülmeye devam eder.

İlgili yazılar:

Kanun metinleri için Mevzuat Bilgi Sistemi, arabuluculuk başvurusu ve ücret tarifesi için Adalet Bakanlığı Arabuluculuk Daire Başkanlığı, içtihat için Yargıtay Karar Arama kullanılabilir.

Özdemir Avukatlık & Arabuluculuk Bürosu

İşbu çalışma içerisinde yer alan değerlendirmeler hukuki tavsiye niteliği taşımamaktadır. Ayrıca zaman içinde mevzuatta olabilecek değişiklikler nedeniyle güncel durumu yansıtmayabilecektir. Bu sebeple paylaşılan değerlendirmelerden ötürü Özdemir Avukatlık Bürosu sorumluluk kabul etmez. Paylaşıma konu çalışma kapsamındaki soru ve sorunlarınız bakımından hukuki danışman görüşü alınması tavsiye olunur. İşçilik alacaklarınızın hesaplanması için bizimle iletişime geçin.

Anlaşmalı Boşanma Davası: Şartları, Protokol ve Süreç

Anlaşmalı boşanma davası, en az bir yıl sürmüş evliliklerde eşlerin boşanma ve sonuçları üzerinde uzlaşarak evliliği çoğunlukla tek duruşmada sona erdirdikleri yoldur. Türk Medeni Kanunu m. 166/3’te düzenlenir. Şartlar gerçekleştiğinde evlilik birliğinin temelinden sarsıldığı kabul edilir ve ayrıca ispat aranmaz.

Uygulamada en sık karşılaşılan sorun, eksik veya belirsiz bir protokolle duruşmaya girilmesidir; hâkim protokolü uygun bulmazsa boşanmaya anlaşmalı olarak karar verilemez. Ayrıca 31 Temmuz 2026’da yürürlüğe giren 7589 sayılı Kanun, boşanmayla bağlantılı mal rejimi taleplerinin dava şeklini değiştirmiştir. Aşağıda şartları, protokolün içeriğini ve süreci adım adım ele alıyoruz.

Anlaşmalı Boşanmanın Dört Şartı (TMK m. 166/3)

  1. Bir yıllık evlilik süresi: Evlenme tarihinden dava tarihine kadar en az bir yıl geçmiş olmalıdır.
  2. Ortak başvuru veya kabul: Eşler mahkemeye birlikte başvurmalı ya da bir eşin açtığı davayı diğeri kabul etmelidir.
  3. Bizzat dinlenme: Hâkim tarafları duruşmada bizzat dinlemeli ve iradelerini serbestçe açıkladıklarına kanaat getirmelidir. Bu nedenle tarafların duruşmada hazır bulunması zorunludur; vekil beyanı yeterli değildir.
  4. Protokolün uygun bulunması: Hâkim, boşanmanın mali sonuçları ile çocukların durumuna ilişkin düzenlemeyi uygun bulmalıdır. Hâkim gerekli gördüğü değişiklikleri yapabilir; bu değişiklikler taraflarca kabul edilirse boşanmaya karar verilir.

Uygulama notu: Evlilik bir yılı doldurmadan açılan davada TMK m. 166/3 uygulanamaz. Taraflar anlaşmış olsa dahi dava genel boşanma sebebine göre görülür ve evlilik birliğinin temelinden sarsıldığının ispatı gerekir. Taraflardan birinin hüküm verilmeden önce anlaşmadan dönmesi hâlinde de dava çekişmeli olarak devam eder.

Boşanma Protokolünde Neler Yer Almalı?

Protokol, boşanmanın tüm sonuçlarını açık ve uygulanabilir biçimde düzenlemelidir. Belirsiz ifadeler, boşanmadan sonra yeni davalara yol açan en yaygın nedendir.

Konu Protokolde yazılması gereken Dikkat edilecek nokta
Velayet Çocuğun velayetinin hangi ebeveynde kalacağı Ortak velayet, tarafların anlaşması ve çocuğun üstün yararına uygun olması hâlinde Yargıtay uygulamasında kabul edilebilmektedir
Kişisel ilişki Hafta sonu, bayram ve tatil günleri, saatler, teslim yeri Genel ifade yerine somut takvim yazılmalıdır
İştirak nafakası Aylık tutar, ödeme günü ve yıllık artış yöntemi Artış yöntemi yazılmazsa her artış için ayrı dava gerekir
Yoksulluk nafakası Talep olup olmadığı, varsa tutarı Talep yoksa bu husus açıkça yazılmalıdır
Maddi ve manevi tazminat Karşılıklı talep olup olmadığı Ödeme varsa tutar ve vade belirtilmelidir
Mal rejimi ve ziynet Taşınmaz, araç, birikim ve ziynetlerin kimde kalacağı Genel “başka talep yoktur” ifadesi mal rejimi alacaklarından feragat sayılmayabilir; tasfiye istenmiyorsa açıkça yazılmalıdır

Yargılama gideri ve vekâlet ücreti

Giderlerin kimde kalacağı Karşılıklı vekâlet ücreti talep edilmeyeceği belirtilmelidir

7589 Sayılı Kanun ile Ne Değişti?

  • Belirsiz alacak davası kaldırıldı: HMK m. 107 yürürlükten kalktı. Protokolde tasfiye edilmeyen katılma alacağı, değer artış payı veya ziynet talepleri artık kısmi dava olarak açılır ve HMK m. 109/4 uyarınca bir defaya mahsus talep artırımı yapılır.
  • Duruşmalar arası süre: HMK m. 147/3 uyarınca duruşmalar arası süre kural olarak üç ayı geçemez. Bu kural özellikle anlaşmalı davanın çekişmeliye dönüştüğü dosyalarda önem taşır.
  • Arabuluculuk: Boşanmada zorunlu arabuluculuk getirilmemiştir. Boşanma ve velayet arabuluculuğa elverişli değildir; mali sonuçlar konusunda ise ihtiyari arabuluculuk mümkündür.

Anlaşmalı ve Çekişmeli Boşanma Arasındaki Farklar

Kriter Anlaşmalı boşanma Çekişmeli boşanma
Evlilik süresi En az bir yıl Şart yok
İspat Gerekmez Boşanma sebebi ispat edilmelidir
Duruşma sayısı Çoğunlukla tek duruşma Tanık ve bilirkişi aşamalarıyla birden çok duruşma
Kusur tartışması Yapılmaz Tazminat ve nafaka bakımından belirleyicidir
Sonuçları kim belirler Taraflar, hâkimin onayıyla Mahkeme

Çekişmeli sürecin ayrıntısı için bkz. Medeni Kanundaki genel boşanma sebepleri ve özel boşanma sebepleri.

Süreç Nasıl İşler? Adım Adım

  1. Protokolün hazırlanması: Velayet, nafaka, kişisel ilişki ve mali sonuçlar yazılı hâle getirilir ve taraflarca imzalanır.
  2. Dava açılması: Dava dilekçesi ve protokol, TMK m. 168 uyarınca eşlerden birinin yerleşim yeri veya son altı aydır birlikte oturdukları yer aile mahkemesine sunulur.
  3. Harç ve gider avansı: Başvuru harcı ve tebligat giderleri yatırılır.
  4. Duruşma: Taraflar bizzat dinlenir, protokol okunur ve hâkim uygun bulursa boşanmaya karar verir.
  5. Gerekçeli kararın tebliği: Karar taraflara tebliğ edilir.
  6. Kesinleşme: Tebliğden itibaren iki haftalık istinaf süresi beklenir. Tarafların istinaf hakkından feragat etmesi hâlinde karar daha erken kesinleşir.
  7. Nüfus kaydı: Kesinleşen karar mahkemece nüfus müdürlüğüne bildirilir ve medeni hâl güncellenir.

Sıkça Sorulan Sorular

Anlaşmalı boşanmada avukat zorunlu mu? Hayır. Ancak protokolün eksiksiz hazırlanması, ileride açılabilecek nafaka ve mal rejimi davalarını önler. Aynı avukat iki eşi birlikte temsil edemez; her eş kendi avukatıyla temsil edilebilir.

Eşlerden biri duruşmaya gelmezse ne olur? Hâkim tarafları bizzat dinlemek zorunda olduğundan anlaşmalı boşanmaya karar verilemez. Duruşma ertelenir veya dava çekişmeli olarak devam eder.

Protokol duruşmada değiştirilebilir mi? Evet. Hâkim çocuğun üstün yararı veya hakkaniyet gereği değişiklik önerebilir; taraflar kabul ederse boşanmaya değişen protokolle karar verilir.

Boşanan kadın hemen evlenebilir mi? TMK m. 132 uyarınca evliliğin sona ermesinden itibaren 300 günlük bekleme süresi vardır. Kadının önceki eşinden gebe olmadığı tıbben belgelenirse mahkeme bu süreyi kaldırabilir.

Boşandıktan sonra velayet veya nafaka değiştirilebilir mi? Evet. Koşulların önemli ölçüde değişmesi hâlinde velayetin değiştirilmesi ya da nafakanın artırılması veya azaltılması için yeniden dava açılabilir. Yoksulluk nafakasındaki güncel gelişmeler için bkz. Süresiz nafaka ve AYM kararı.

İlgili yazılar:

Kanun metinleri için Mevzuat Bilgi Sistemi, içtihat taraması için Yargıtay Karar Arama kullanılabilir.

Özdemir Avukatlık & Arabuluculuk Bürosu

İşbu çalışma içerisinde yer alan değerlendirmeler hukuki tavsiye niteliği taşımamaktadır. Ayrıca zaman içinde mevzuatta olabilecek değişiklikler nedeniyle güncel durumu yansıtmayabilecektir. Bu sebeple paylaşılan değerlendirmelerden ötürü Özdemir Avukatlık Bürosu sorumluluk kabul etmez. Paylaşıma konu çalışma kapsamındaki soru ve sorunlarınız bakımından hukuki danışman görüşü alınması tavsiye olunur. Boşanma protokolünüzün hazırlanması için bizimle iletişime geçin.

Süresiz Nafaka Kaldırıldı mı? AYM Kararı ve Yoksulluk Nafakasının Geleceği

Süresiz nafaka, boşanma sonrası yoksulluğa düşecek eşe Türk Medeni Kanunu m. 175 uyarınca bağlanan yoksulluk nafakasının kanunda bir süre sınırına bağlanmamış olmasıdır. Anayasa Mahkemesi, 4 Haziran 2026 tarihli kararıyla m. 175/1’deki “süresiz olarak” ibaresini Anayasa’nın 2, 5 ve 17. maddelerine aykırı bularak iptal etmiştir. Karar 30 Eylül 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanmış, iptal hükmünün yürürlüğü dokuz ay ertelenmiştir.

Kararın ardından uygulamada en sık yapılan hata, nafaka yükümlüsünün ödemeyi kendiliğinden durdurmasıdır. İptal kararı ne yoksulluk nafakasını kaldırır ne de kesinleşmiş nafaka hükümlerini ortadan kaldırır. Aşağıda kararın kapsamını, yürürlük takvimini, mevcut nafakalara etkisini ve bugün başvurulabilecek hukuki yolları ele alıyoruz.

AYM Kararı Neyi İptal Etti?

İptal, yoksulluk nafakası kurumunun tamamına değil, yalnızca nafakanın “süresiz olarak” istenebileceğini düzenleyen ibareye ilişkindir. Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek ve kusuru daha ağır olmayan eşin, diğer eşin mali gücü oranında nafaka isteme hakkı devam etmektedir.

Nafaka türü Dayanak AYM kararının etkisi
Tedbir nafakası TMK m. 169 Etkilenmez; dava süresince bağlanır
Yoksulluk nafakası TMK m. 175 “Süresiz olarak” ibaresi iptal edildi; kurum devam ediyor
İştirak (çocuk) nafakası TMK m. 182 Etkilenmez
Yardım nafakası TMK m. 364 Etkilenmez

Yürürlük Takvimi: İptal Ne Zaman Hüküm Doğurur?

Anayasa Mahkemesi, kanun boşluğu doğmaması için iptal hükmünün Resmî Gazete’de yayımlanmasından itibaren dokuz ay sonra, yani 30 Haziran 2027’de yürürlüğe girmesine karar vermiştir. Bu tarihe kadar TMK m. 175 mevcut hâliyle uygulanmaya devam eder ve mahkemeler süre sınırı olmaksızın yoksulluk nafakasına hükmedebilir.

Kanun koyucunun bu süre içinde yoksulluk nafakasına süre veya ölçüt getiren yeni bir düzenleme yapması beklenmektedir. 31 Temmuz 2026’da yürürlüğe giren 7589 sayılı Kanun (12. Yargı Paketi) nafakaya ilişkin bir hüküm içermemektedir. Kamuoyunda tartışılan süre sınırı önerileri ise henüz yasalaşmamıştır.

Uygulama notu: Anayasa Mahkemesi kararları geriye yürümez (Anayasa m. 153/5). Bu nedenle 30 Haziran 2027’den önce ödenmiş nafakaların iadesi istenemez; yeni düzenlemenin derdest ve kesinleşmiş nafakalara nasıl uygulanacağı, çıkarılacak kanunun geçiş hükümlerine göre belirlenecektir.

Mevcut Nafaka Kararları Ne Olacak?

Kesinleşmiş nafaka kararları, iptal kararı nedeniyle kendiliğinden ortadan kalkmaz. Nafaka yükümlüsü ödemeyi durdurursa alacaklı ilamlı icra takibi başlatabilir. Ayrıca İİK m. 344 uyarınca nafaka borcunu ödemeyen kişi hakkında, alacaklının şikâyeti üzerine üç aya kadar tazyik hapsi uygulanabilir.

Bu nedenle değişen koşullara dayanan her talep, ödemeye devam edilerek ve mahkeme kararıyla ileri sürülmelidir. Yükümlünün tek taraflı olarak ödemeyi kesmesi, sonradan haklı çıksa dahi birikmiş borç ve icra masrafı riskini doğurur.

Bugün Nafaka Nasıl Kaldırılır veya Azaltılır? (TMK m. 176)

İptal kararının yürürlüğe girmesini beklemeden, TMK m. 176’daki sebeplerle nafakanın kaldırılması veya azaltılması bugün de mümkündür.

Durum Sonuç Başvurulacak yol
Nafaka alacaklısının yeniden evlenmesi Nafaka kendiliğinden sona erer Gerekirse icra takibine itiraz veya tespit davası
Taraflardan birinin ölümü Nafaka kendiliğinden sona erer Gerekirse icra takibine itiraz
Alacaklının evlenmeksizin fiilen evliymiş gibi yaşaması Mahkeme kararıyla kaldırılır Nafakanın kaldırılması davası
Alacaklının yoksulluğunun ortadan kalkması Mahkeme kararıyla kaldırılır Nafakanın kaldırılması davası
Alacaklının haysiyetsiz hayat sürmesi Mahkeme kararıyla kaldırılır Nafakanın kaldırılması davası
Tarafların mali durumunun değişmesi Artırılır veya azaltılır Nafakanın azaltılması / artırılması davası

Uygulamada en sık başvurulan sebep, alacaklının düzenli bir işe girmesi veya miras gibi yollarla yoksulluğunun ortadan kalkmasıdır. Gelirin yoksulluğu sona erdirip erdirmediği, miktarı ve tarafların boşanma öncesi yaşam standardı birlikte değerlendirilerek belirlenir; asgari ücret düzeyindeki gelir konusunda Yargıtay kararlarında somut olaya göre farklı sonuçlara ulaşılmaktadır.

Davalar aile mahkemesinde görülür ve dava şartı arabuluculuğa tabi değildir. Karar verilinceye kadar mevcut nafaka hükmü geçerliliğini korur.

30 Haziran 2027 Sonrası İçin Olası Senaryolar

  • Yeni düzenleme yapılırsa: Hâkim, kanunda öngörülecek süre ve ölçütlere göre yoksulluk nafakasını sınırlı süreyle bağlayacaktır. Mevcut nafakalar bakımından uyarlama talepleri geçiş hükümlerine göre değerlendirilecektir.
  • Düzenleme yapılmazsa: “Süresiz” ibaresinin kalkmasıyla kanunda süre konusunda bir boşluk doğar. Öğretide, bu durumda hâkimin TMK m. 1 uyarınca süreyi takdir edebileceği görüşü ileri sürülmektedir.

Süreç Nasıl İşler? Adım Adım

  1. Dosyanın incelenmesi: Boşanma ilamı, nafaka hükmü ve varsa icra dosyası incelenir.
  2. Ödemeye devam: Mahkeme kararı alınıncaya kadar nafaka ödemeleri sürdürülür.
  3. Delil toplama: SGK hizmet dökümü, tapu ve araç kayıtları, banka hareketleri, sosyal medya içerikleri ve tanıklar ile değişen koşullar belgelenir.
  4. Dava: Yetkili aile mahkemesinde nafakanın kaldırılması veya azaltılması davası açılır.
  5. Takip: 30 Haziran 2027’ye kadar çıkacak yasal düzenleme ve geçiş hükümleri izlenerek ek talepler değerlendirilir.

Sıkça Sorulan Sorular

Süresiz nafaka kalktı mı? Henüz hayır. AYM’nin iptal kararı 30 Haziran 2027’de yürürlüğe girecektir; bu tarihe kadar TMK m. 175 mevcut hâliyle uygulanır.

AYM kararına dayanarak nafaka ödemeyi bırakabilir miyim? Hayır. Kesinleşmiş nafaka kararı geçerlidir; ödenmeyen nafaka için icra takibi yapılabilir ve İİK m. 344 uyarınca tazyik hapsi gündeme gelebilir.

Çocuk nafakası da süreli hâle mi geliyor? Hayır. Karar yalnızca boşanan eşe ödenen yoksulluk nafakasına ilişkindir; iştirak nafakası kapsam dışıdır.

Erkek eş de yoksulluk nafakası alabilir mi? Evet. TMK m. 175 cinsiyet ayrımı yapmaz; şartları taşıyan her iki eş de yoksulluk nafakası talep edebilir.

Boşanma davam devam ediyor, karar beni etkiler mi? Hüküm 30 Haziran 2027’den önce kurulursa mevcut düzenleme uygulanır. Daha sonra kurulacak hükümler bakımından yeni kanun ve geçiş hükümleri belirleyici olacaktır.

İlgili yazılar:

Kanun metni için Mevzuat Bilgi Sistemi, kararın tam metni için Anayasa Mahkemesi Karar Bilgi Bankası ve Resmî Gazete arşivi kullanılabilir.

Özdemir Avukatlık & Arabuluculuk Bürosu

İşbu çalışma içerisinde yer alan değerlendirmeler hukuki tavsiye niteliği taşımamaktadır. Ayrıca zaman içinde mevzuatta olabilecek değişiklikler nedeniyle güncel durumu yansıtmayabilecektir. Bu sebeple paylaşılan değerlendirmelerden ötürü Özdemir Avukatlık Bürosu sorumluluk kabul etmez. Paylaşıma konu çalışma kapsamındaki soru ve sorunlarınız bakımından hukuki danışman görüşü alınması tavsiye olunur. Nafaka dosyanızın değerlendirilmesi için bizimle iletişime geçin.