Şirket müdürünün sorumluluğu, kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerin kusurlu biçimde ihlal edilmesi hâlinde doğan bir tazminat sorumluluğudur. TTK m. 553, kurucular, yönetim kurulu üyeleri, müdürler ve tasfiye memurlarını; şirkete, pay sahiplerine ve şirket alacaklılarına karşı verdikleri zarardan sorumlu tutar. Hüküm anonim şirketler için düzenlenmiş olsa da TTK m. 644’ün atfıyla limited şirket müdürleri hakkında da uygulanır.
Bu dava, ortaklar arası uyuşmazlıkların en sık uzantılarından biridir: genel kurulda ibra edilmeyen bir yönetici hakkında açılır ya da ibra kararının iptali talebiyle birlikte gündeme gelir.
Sorumluluğun Doğması İçin Aranan Dört Şart
Sorumluluk davası, klasik haksız fiil sorumluluğunun unsurlarını taşır:
1. Yükümlülüğün ihlali. Kanundan, esas sözleşmeden veya genel kurul kararından doğan bir görevin yerine getirilmemesi. Örnek: özen ve bağlılık yükümlülüğünün ihlali (TTK m. 369), rekabet yasağının çiğnenmesi (TTK m. 396, 613), şirketle işlem yapma yasağının ihlali (TTK m. 395), sermayenin kaybı hâlinde gerekli tedbirlerin alınmaması (TTK m. 376), defterlerin usulüne uygun tutulmaması.
2. Kusur. TTK m. 553/1 uyarınca sorumluluk kusur esasına dayanır. Yönetici, kusurunun bulunmadığını ispatlarsa sorumluluktan kurtulur — yani kusursuzluk ispat yükü yöneticidedir.
3. Zarar. Şirketin, pay sahibinin veya alacaklının malvarlığında meydana gelen eksilme. Zarar somut olarak ortaya konmalı ve bilirkişi incelemesine elverişli biçimde hesaplanmalıdır.
4. İlliyet bağı. İhlal ile zarar arasında uygun nedensellik ilişkisi bulunmalıdır.
Sorumsuzluk Hâlleri
TTK m. 553/2, kanundan veya esas sözleşmeden doğan bir görevin hukuka uygun olarak devredilmesi hâlinde, devreden organ üyelerinin devralan kişilerin seçiminde makul özeni göstermedikleri ispatlanmadıkça sorumlu olmayacağını düzenler. Bu, iç yönergeyle görev dağılımı yapılmış şirketlerde önemli bir savunma aracıdır.
TTK m. 553/3 ise, kontrolü dışında kalan ve makul biçimde öngörülemeyen kanuna veya esas sözleşmeye aykırılıklardan yöneticinin sorumlu tutulamayacağını belirtir.
Farklılaştırılmış Teselsül (TTK m. 557)
Birden fazla kişinin aynı zarardan sorumlu olduğu hâllerde bunlar müteselsilen sorumludur; ancak bu teselsül, klasik teselsülden farklıdır.
Her yönetici, zararın tamamından değil, kendi kusuruna ve durumun gereklerine göre zararı şahsen ona yükletilebildiği ölçüde sorumludur. Mahkeme, tazminatın belirlenmesinde her davalının kişisel katkısını ayrı ayrı değerlendirir.
Bu ilke, uygulamada özellikle şu ayrımı yaratır:
- İşlemi bizzat yapan veya karara olumlu oy veren üye ile,
- Karara muhalif kalan veya toplantıya katılmayan üye
aynı ölçüde sorumlu tutulmaz. Bu nedenle yönetim kurulu toplantılarında muhalefetin tutanağa geçirilmesi, yöneticiler için de kritik bir korunma aracıdır.
İbranın Etkisi — Davanın İlk Kilit Noktası
Genel kurulun verdiği ibra kararı, TTK m. 558 uyarınca ibra edilen yöneticilerin, açıklanan maddi vakıalara ilişkin olarak şirkete karşı sorumluluğunu kaldırır.
Ancak ibranın sınırları vardır:
- İbra, yalnızca genel kurula açıklanmış ve bilinen vakıaları kapsar. Gizlenmiş, kayıt dışı bırakılmış veya genel kurulun bilgisine sunulmamış işlemler ibranın kapsamı dışındadır.
- İbraya olumsuz oy veren pay sahipleri ile pay sahipliği sonradan kazananların dava hakkı, TTK m. 558/2 uyarınca altı ay içinde kullanılmak kaydıyla saklıdır.
- Yöneticiler ve bunlarla ilgili kişiler, kendi ibralarına ilişkin kararlarda oy kullanamaz (TTK m. 436/2, limited şirketler için m. 619).
- İbra kararının kendisi, kanuna veya dürüstlük kuralına aykırıysa iptal davasına konu edilebilir; bkz. genel kurul kararının iptali davası.
Uygulama notu: Sorumluluk davasında davalı tarafın ilk savunması hemen her zaman ibradır. Bu nedenle dava öncesinde ibra kararlarının varlığı, kapsamı ve nisabı mutlaka incelenmelidir.
Davayı Kim Açabilir?
| Davacı | Neyi talep edebilir |
|---|---|
| Şirket | Uğradığı zararın tazminini (genel kurul kararı veya yönetim kurulu kararıyla) |
| Pay sahibi / ortak | Şirketin uğradığı zararın şirkete ödenmesini talep edebilir (dolaylı zarar). Doğrudan kendi malvarlığında zarar varsa kendisine ödenmesini isteyebilir |
| Şirket alacaklıları | Şirketin iflası hâlinde, zararın şirkete ödenmesini talep edebilir; iflas idaresinin dava açmaması şartına bağlıdır (TTK m. 556) |
Pay sahibinin dolaylı zarar nedeniyle açtığı davada tazminatın kendisine değil şirkete ödenmesine hükmedilir. Bu noktanın dilekçede doğru kurulmaması, davanın kısmen reddine yol açar.
Zamanaşımı
TTK m. 560 uyarınca sorumlu olanlara karşı tazminat istemi:
- Davacının zararı ve sorumluyu öğrendiği tarihten itibaren iki yıl,
- Her hâlde zararı doğuran fiilin meydana geldiği günden itibaren beş yıl
geçmekle zamanaşımına uğrar. Fiil, cezayı gerektiren ve Türk Ceza Kanunu’na göre daha uzun zamanaşımına tabi bir suç oluşturuyorsa, tazminat istemi bakımından da bu daha uzun süre uygulanır.
Bu son fıkra uygulamada büyük önem taşır: güveni kötüye kullanma veya sahtecilik boyutuna varan işlemlerde iki yıllık süre geçmiş olsa dahi dava hakkı devam edebilir.
Usul Bilgileri
- Görevli mahkeme: Asliye ticaret mahkemesi (mutlak ticari dava)
- Yetkili mahkeme: TTK m. 561 uyarınca şirket merkezinin bulunduğu yer mahkemesi
- Arabuluculuk: Dava, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan tazminat talebi içerdiğinden TTK m. 5/A uyarınca dava şartı arabuluculuğa tabidir. Son tutanak dava dilekçesine eklenmezse dava usulden reddedilir; bkz. ticari davalarda dava şartı arabuluculuk.
- İhtiyati haciz/tedbir: Yöneticinin malvarlığını kaçırma riski varsa İİK m. 257 vd. uyarınca ihtiyati haciz talep edilebilir.
- Delil: Ticari defterler, banka kayıtları, yönetim kurulu karar defteri, genel kurul tutanakları, denetim raporları. Şirket kayıtlarına erişilemiyorsa HMK m. 400 vd. uyarınca delil tespiti yoluna gidilebilir.
Kanun metinleri için Mevzuat Bilgi Sistemi, içtihat taraması için Yargıtay Karar Arama kullanılabilir.
Sıkça Sorulan Sorular
Ortak olmayan bir müdür de sorumlu olur mu? Evet. TTK m. 553 sorumluluğu ortaklık sıfatına değil, yönetim yetkisine bağlar. Dışarıdan atanan müdürler ve yönetim kurulu üyeleri de aynı hükümlere tabidir.
Görevden ayrıldıktan sonra sorumluluk devam eder mi? Evet. Görev süresi içindeki fiillerden doğan sorumluluk, istifa veya azil ile sona ermez; zamanaşımı süreleri içinde dava açılabilir.
Şirketin vergi ve SGK borçlarından müdür sorumlu mu? Bu sorumluluk TTK m. 553’ten değil, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un mükerrer 35. maddesi ile Vergi Usul Kanunu m. 10’dan doğar. Kanuni temsilciler, şirketten tahsil edilemeyen kamu alacaklarından şahsi malvarlıklarıyla sorumlu olabilir. Bu, ayrı bir hukuki rejimdir ve idari yargı ile icra hukuku boyutları vardır.
İbra edildim, artık dava açılamaz mı? İbra yalnızca genel kurula açıklanmış vakıaları kapsar. Gizlenen işlemler bakımından ibra koruma sağlamaz. Ayrıca ibraya olumsuz oy verenlerin dava hakkı altı ay süreyle saklıdır.
Sorumluluk sigortası koruma sağlar mı? TTK m. 361, yönetim kurulu üyelerinin görevlerini yaparken verecekleri zararların sigorta ettirilebileceğini düzenler. Poliçe kapsamı ve istisnaları (kasıt, kişisel menfaat sağlama vb.) somut olayda ayrıca değerlendirilmelidir.
İlgili yazılar:
- Şirketler hukuku davaları — ana rehber
- Genel kurul kararının iptali davası
- Haklı sebeple fesih davası
Özdemir Avukatlık & Arabuluculuk Bürosu
——————————–
*İşbu çalışma içerisinde yer alan değerlendirmeler hukuki tavsiye niteliği taşımamaktadır. Ayrıca zaman içesinde mevzuatta olabilecek değişiklikler nedeniyle güncel durumu yansıtmayabilecektir. Bu sebeple paylaşılan değerlendirmelerden ötürü Özdemir Avukatlık Bürosu sorumluluk kabul etmez. Paylaşıma konu çalışma kapsamındaki soru ve sorunlarınız bakımından hukuki danışman görüşü alınması tavsiye olunur. Dosyanızı değerlendirmek için bize ulaşın.
Bir Yorum Yazın