Saklı Pay ve Tenkis Davası, Vasiyetnamenin İptali ve Mirasın Reddi:
Miras hukuku, kişinin ölümünden sonra mal varlığının kanuni mirasçılar ve varsa atanmış mirasçılar arasında nasıl paylaşılacağını düzenleyen, aile içi hassasiyetlerin en yoğun yaşandığı hukuk dallarından biridir. Bu makalede sıkça karşılaşılan üç temel miras uyuşmazlığı ele alınacaktır: saklı pay ihlali nedeniyle açılan tenkis davası, vasiyetnamenin iptali şartları ve mirasın reddi süreci.
Saklı Pay Nedir, Kimler Saklı Pay Sahibidir?
Türk Medeni Kanunu, miras bırakana mal varlığı üzerinde tasarruf serbestisi tanırken, belirli yakın mirasçıları tamamen mirastan yoksun bırakamayacağı şekilde bir güvence altına almıştır. Bu güvenceye saklı pay denir (TMK m. 506 vd.). Saklı pay sahibi mirasçılar şunlardır:
- Altsoy (çocuklar, torunlar): Yasal miras payının yarısı saklı paydır.
- Anne ve baba: Yasal miras payının dörtte biri saklı paydır.
- Sağ kalan eş: Altsoy ile birlikte mirasçı ise yasal payının tamamı, anne-baba ile birlikte mirasçı ise yasal payının dörtte üçü, tek başına mirasçı ise yasal payının tamamı saklı paydır.
2017 yılında yapılan kanun değişikliğiyle kardeşler saklı pay sahibi olmaktan çıkarılmıştır. Miras bırakan, saklı pay dışında kalan kısım üzerinde (tasarruf nisabı) vasiyetname veya miras sözleşmesiyle dilediği gibi tasarrufta bulunabilir.
Tenkis Davası Nedir, Hangi Hallerde Açılır?
Miras bırakan, sağlığında yaptığı bağışlarla veya ölüme bağlı tasarruflarla (vasiyetname, miras sözleşmesi) saklı pay sahibi mirasçıların yasal haklarını ihlal ederse, bu mirasçılar tenkis davası açarak haklarını arayabilir (TMK m. 560 vd.). Tenkis davasının konusu, saklı payı zedeleyen kazandırmanın saklı payı aşan kısmının iptal edilerek miras kütlesine iade edilmesidir.
Uygulamada tenkis davasına en sık konu olan işlemler şunlardır:
- Miras bırakanın sağlığında bir mirasçıya veya üçüncü kişiye yaptığı taşınmaz bağışları.
- Düşük bedelle yapılan, gerçekte bağış niteliği taşıyan satışlar (bu noktada muris muvazaası ile tenkis davası sıklıkla birlikte gündeme gelir; muvazaalı işlemlerde önce tapu iptali, gerçek bağış niteliğindeki işlemlerde ise tenkis yoluna gidilir).
- Vasiyetname ile yapılan, saklı payı aşan kazandırmalar.
- Miras sözleşmesiyle yapılan ölüme bağlı tasarruflar.
Tenkis Davasında Süre ve İspat
Tenkis davası açma hakkı, mirasçının saklı payının zedelendiğini ve kendisine yapılan tenkise tabi kazandırmayı öğrendiği tarihten itibaren bir yıl, her halde vasiyetnamelerde açılma tarihinin, diğer tasarruflarda mirasın açılması tarihinin üzerinden on yıl geçmekle zamanaşımına uğrar (TMK m. 571). İspat yükü, saklı payının ihlal edildiğini iddia eden mirasçıya aittir; mahkeme bu süreçte miras bırakanın terekesinin değerini, yapılan kazandırmaların niteliğini ve tarihini bilirkişi marifetiyle tespit eder.
Vasiyetnamenin İptali Şartları
Vasiyetname, miras bırakanın ölüme bağlı son iradesini açıkladığı, kanunda öngörülen şekil şartlarına tabi bir hukuki işlemdir. TMK m. 557 vd. hükümlerine göre vasiyetnamenin iptali, aşağıdaki sebeplerden birinin varlığı halinde dava yoluyla istenebilir:
- Ehliyetsizlik: Vasiyetnameyi düzenlediği sırada miras bırakanın ayırt etme gücünden yoksun olması.
- Şekil eksikliği: Resmi vasiyetnamede memur ve tanık huzurunda gerçekleştirilmesi gereken işlemlerin eksik yapılması; el yazılı vasiyetnamede tarih, imza veya bizzat yazma şartlarına uyulmaması.
- İrade fesadı: Vasiyetnamenin miras bırakanın yanılması, aldatılması, korkutulması veya zorlanması sonucu düzenlenmiş olması.
- Hukuka veya ahlaka aykırılık: Vasiyetnamenin içeriğinin veya bağlandığı koşulun hukuka, ahlaka aykırı olması.
Vasiyetnamenin iptali davası, vasiyetnamenin iptalinde menfaati bulunan herkes (saklı pay sahibi olsun olmasın) tarafından açılabilir. Dava açma süresi, davacının iptal sebebini ve kendi hakkını öğrendiği tarihten itibaren bir yıl, her halde vasiyetnamenin açılma tarihinden itibaren on yıldır (TMK m. 559). Vasiyetnamenin iptali ile saklı payın tenkisi davaları zaman zaman birlikte açılabilir; vasiyetnamenin şekil veya ehliyet yönünden tamamen geçersiz olduğu iddiası iptal davasının, saklı payın belirli oranda aşıldığı iddiası ise tenkis davasının konusunu oluşturur. Bu davaları bir avukat aracılığıyla takip edecek mirasçıların, miras davalarına özgü yetkiler içeren bir vekaletname düzenletmesi gerekir; bu konudaki ayrıntılar vekaletname nasıl çıkartılır başlıklı yazımızda yer almaktadır.
Mirasın Reddi (Mirası Reddetme) Süreci
Miras, mirasçıların kabulüne bağlı olmaksızın miras bırakanın ölümüyle kendiliğinden mirasçılara geçer (TMK m. 599). Ancak tereke, miras bırakanın borçlarının mal varlığını aşması ihtimaline karşı, mirasçılara terekeyi reddetme hakkı tanınmıştır.
Gerçek Ret
Yasal ve atanmış mirasçılar, mirası kayıtsız şartsız reddedebilir (TMK m. 605 vd.). Ret süresi, mirasçının mirasçı olduğunu öğrendiği tarihten itibaren üç aydır. Ret beyanı, sulh hukuk mahkemesine yazılı veya sözlü olarak yapılır ve mahkemece bir tutanakla tespit edilir. Süresi içinde ret beyanında bulunulmazsa miras kayıtsız şartsız kazanılmış sayılır.
Hükmen (Karine Olarak) Ret
Mirasın açıldığı tarihte miras bırakanın ödemeden aczi açıkça belli veya resmen tespit edilmişse, mirasın reddedilmiş olduğu kabul edilir (TMK m. 605/2). Bu durumda mirasçının ayrıca bir ret beyanında bulunmasına gerek kalmaz.
Mirasın Hükmen Reddi Davası ile Borçtan Sorumluluk
Mirasçılar, terekenin borca batık olduğunu sonradan öğrenirlerse ve süresi içinde reddetmemişlerse, belirli şartlarla mirasın hükmen reddi davası açarak sorumluluktan kurtulma imkânına sahiptir. Ayrıca mirasçılar, miras bırakanın borçlarından kişisel mal varlıklarıyla sorumlu olmamak için resmi tasfiye talep etme hakkına da sahiptir (TMK m. 619 vd.).
Tapu Kayıtlarıyla Bağlantılı Miras Uyuşmazlıkları
Saklı pay ihlali veya muvazaalı devirler genellikle tapu sicilindeki kayıtlarla doğrudan ilişkilidir. Miras bırakanın sağlığında yaptığı taşınmaz devirlerinin gerçek bağış niteliğinde olduğu tespit edildiğinde tenkis davası, devrin tamamen muvazaalı (görünüşte satış, gerçekte bağış) olduğu hallerde ise tapu iptal ve tescil davası gündeme gelir. Bu iki dava türü arasındaki farkın doğru tespiti, davanın hangi hukuki sebebe dayandırılacağını ve dolayısıyla sürecin başarısını doğrudan etkiler.
Sonuç
Saklı pay ihlali, vasiyetnamenin geçersizliği ve mirasın reddi süreçlerinin her biri, kısa hak düşürücü ve zamanaşımı süreleri içermesi nedeniyle zamanında ve doğru hukuki adımların atılmasını gerektirir. Özellikle terekede taşınmaz mal varlığının bulunduğu, miras bırakanın sağlığında yaptığı devirlerin tartışmalı olduğu durumlarda, sürecin bir miras hukuku avukatı eşliğinde yürütülmesi, hem hak kayıplarının önüne geçer hem de gereksiz yere uzayan davaların önlenmesini sağlar. Mirasçılar arasında dava açmadan önce uzlaşma sağlanması istenen hallerde, miras paylaşımı uyuşmazlıklarında da uygulama alanı bulan ihtiyari arabuluculuk sistemi ve süreci hakkındaki yazımız yol gösterici olabilir. Miras hukuku alanında destek almak isteyen mirasçılar, somut olaylarına özgü değerlendirme için Özdemir Avukatlık & Arabuluculuk ile iletişime geçebilir.
Özdemir Avukatlık & Arabuluculuk Bürosu
——————————–
*İşbu çalışma içerisinde yer alan değerlendirmeler hukuki tavsiye niteliği taşımamaktadır. Ayrıca zaman içesinde mevzuatta olabilecek değişiklikler nedeniyle güncel durumu yansıtmayabilecektir. Bu sebeple paylaşılan değerlendirmelerden ötürü Özdemir Avukatlık Bürosu sorumluluk kabul etmez. Paylaşıma konu çalışma kapsamındaki soru ve sorunlarınız bakımından hukuki danışman görüşü alınması tavsiye olunur.