Kamulaştırmasız El Atma Davası: Fiili ve Hukuki El Atma, Görevli Mahkeme

 

İdarenin, kamulaştırma usullerine uymadan ve bedel ödemeden özel mülkiyete konu bir taşınmaza el koyması, mülkiyet hakkının en ağır ihlallerinden biridir. Bu duruma kamulaştırmasız el atma denir. Anayasa’nın 35. maddesiyle güvence altına alınan mülkiyet hakkı gereği, taşınmazı bu şekilde elinden alınan malik dava yoluyla hakkını arayabilir. Bu yazıda kamulaştırmasız el atmayı; fiili ve hukuki el atma ayrımı, bedel davası, adli/idari yargı sorunu ve güncel Yargıtay uygulamasıyla ele alıyoruz. Taşınmaza yönelik müdahalelerde bu konu, el atmanın önlenmesi davası ile de yakından ilişkilidir.

Kamulaştırmasız El Atma Nedir?

Kamulaştırmasız el atma; kamulaştırma yetkisine sahip bir idarenin, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’ndaki usul ve esaslara uymaksızın, kamu yararı amacıyla ve bedelini ödemeden özel mülkiyete tabi bir taşınmaza kalıcı biçimde el koymasıdır. Yargıtay, istikrarlı içtihatlarında idarenin bu eylemini, özel hukuktaki haksız fiile benzetmektedir. Bu niteleme, uyuşmazlığın çözümünde adli yargının tarihsel rolünü açıklaması bakımından önemlidir.

Fiili El Atma ile Hukuki El Atma Farkı

Kamulaştırmasız el atma iki biçimde karşımıza çıkar ve bu ayrım hem görevli yargı yerini hem de dava türünü belirler:

  • Fiili el atma: İdarenin taşınmaza fiziksel/eylemli olarak müdahale etmesidir (ör. taşınmaz üzerinden yol geçirilmesi, üzerine tesis/bina yapılması, kalıcı nitelikte taş-moloz dökülmesi). Fiili el atmadan doğan bedel (tazminat) davaları adli yargıda (Asliye Hukuk Mahkemesi) görülür.
  • Hukuki el atma: Taşınmaza fiziksel müdahale olmaksızın, imar planıyla getirilen kısıtlamalar sonucu malikin tasarruf yetkisinin fiilen ortadan kalkmasıdır (ör. taşınmazın uzun yıllar “yeşil alan”, “yol”, “dere koruma alanı” olarak ayrılıp hayata geçirilmemesi). Hukuki el atmadan doğan tazminat davaları kural olarak idari yargıda (İdare Mahkemesi) tam yargı davası olarak görülür.

Bu ayrımın yanlış yapılması, davanın görev yönünden reddine yol açabilir; bu nedenle el atmanın türü sürecin başında doğru belirlenmelidir.

Bedel (Tazminat) Davası

Malik, taşınmazına kamulaştırmasız el atılması hâlinde, taşınmazın gerçek değeri üzerinden bedel (tazminat) talep edebilir. Bu dava nispi harca tabidir; yani talep edilen bedel üzerinden başlangıç harcı yatırılır. Bedel, keşif ve bilirkişi incelemesiyle, taşınmazın nitelik ve konumu dikkate alınarak belirlenir. Zarar gören malik, kural olarak zararını ispatla yükümlüdür; miktar tam ispat edilemiyorsa hâkim, hakkaniyete göre bir belirleme yapabilir.

Görevli ve Yetkili Mahkeme

  • Fiili el atmada: Görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesidir. Bedel davası taşınmazın aynına değil tazminata ilişkin olduğundan, HMK m. 12’deki kesin yetki kuralı yerine genel yetki kuralları uygulanır; uygulamada dava genellikle taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinde açılır.
  • Hukuki el atmada: Görevli yargı yeri idari yargıdır (İdare Mahkemesi).

El Atmanın Önlenmesi mi, Bedel mi?

Malik, somut duruma göre iki yol arasında tercih yapabilir: İdarenin müdahalesinin durdurulması için el atmanın önlenmesi (müdahalenin men’i) davası; ya da taşınmazın idarede kalmasına razı olup bedelinin ödenmesini isteyen bedel davası. Kalıcı kamu yatırımlarında çoğunlukla bedel davası tercih edilir.

Konuya İlişkin Yargıtay ve AYM Kararları

  • Anayasa Mahkemesi, 25.09.2013, E. 2013/93, K. 2013/101: İmar planındaki kısıtlamalardan (hukuki el atma) doğan zararların idari yargıda tam yargı davasına konu edilebileceğini ortaya koymuştur.
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 30.10.2013, E. 2013/603, K. 2013/1503: İmar planı kısıtlamalarından kaynaklanan “hukuki el atma” tazminat davalarının idari yargının görevinde olduğunu hüküm altına almıştır.
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 15.12.2010, E. 2010/5-662, K. 2010/651: “Hukuki el atma” kavramını geliştiren ve idarenin eylemsizliğinin de bir el atma sayılabileceğini kabul eden önemli kararlardandır.
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 28.05.2019, E. 2019/18-65, K. 2019/635: Fiili el atma tarihine göre harç ve vekâlet ücretinin (maktu/nispi) belirlenmesine ilişkin esasları ortaya koymuştur.

Sık Sorulan Sorular (SSS)

Kamulaştırmasız el atma ile kamulaştırma arasındaki fark nedir? Kamulaştırma, kanuni usule uygun ve bedeli ödenen bir idari süreçtir. Kamulaştırmasız el atma ise usule uyulmadan ve bedel ödenmeden yapılan, hukuki dayanaktan yoksun bir el koymadır.

Fiili ve hukuki el atma davası hangi mahkemede açılır? Fiili el atmada Asliye Hukuk Mahkemesi (adli yargı); hukuki el atmada (imar kısıtlaması) İdare Mahkemesi (idari yargı) görevlidir.

İmar planında yıllarca yeşil alanda kalan arsam için ne yapabilirim? Bu durum hukuki el atma sayılabilir; tazminat için kural olarak idari yargıda tam yargı davası açılır. Somut durumun güncel içtihatlarla değerlendirilmesi gerekir.

Bedel neye göre belirlenir? Taşınmazın gerçek değeri, keşif ve bilirkişi incelemesiyle; nitelik, konum ve emsaller dikkate alınarak belirlenir.

El atmanın önlenmesi mi yoksa bedel davası mı açmalıyım? Müdahalenin durdurulmasını istiyorsanız el atmanın önlenmesi; taşınmazın bedelini istiyorsanız bedel davası uygundur. Tercih somut duruma göre yapılır.

Sonuç

Kamulaştırmasız el atma davalarında en kritik aşama, el atmanın fiili mi hukuki mi olduğunun doğru belirlenmesi ve buna göre doğru yargı yerinde dava açılmasıdır. Yanlış tercih, görev reddi ve zaman kaybına yol açar. Taşınmazınıza yönelik bir müdahaleyle karşılaştıysanız, sürecin başında bir gayrimenkul hukuku avukatından; idari işlem boyutu için ayrıca idare hukuku yönünden destek alınması yararlı olacaktır.

Özdemir Avukatlık & Arabuluculuk Bürosu

——————————–

*İşbu çalışma içerisinde yer alan değerlendirmeler hukuki tavsiye niteliği taşımamaktadır. Ayrıca zaman içesinde mevzuatta olabilecek değişiklikler nedeniyle güncel durumu yansıtmayabilecektir.  Bu sebeple paylaşılan değerlendirmelerden ötürü Özdemir Avukatlık Bürosu sorumluluk kabul etmez. Paylaşıma konu çalışma kapsamındaki soru ve sorunlarınız bakımından hukuki danışman görüşü alınması tavsiye olunur.